ara tara beni

26 Haziran 2010 Cumartesi

soda ...

son zamanlarda soda olayına takıntılı davrandığımı farkettim.
hani markette dolanırken aslında sağlıksız beslenen bünyenin sağlıklı davranayım, iyi şeyler alayım inancı vardır ya , aynı kaypaklıkla ben de mayonez yerine yoğurt, ketçap yerine acılı ezme, kola yerine bilimum meyve suyu- ayran- soda alan bir insanım. hatta bu durum almaktan da öte, ihtiyacım olmasa da ana yemek misali kullanmak için alırım yoğurdu, meyveyi. ama tabii bunlarla doymaz bünye. içeceklerin yanında bir sürü hazır kek- bisküvi tüketilir. ve sonuçta mutsuz ama sağlıklı yiyecekler de yemiş, az şey ama çok kalorili aburcubur tüketmiş bir kişi kalır. yediklerimi bastırır inancıyla mineralli falan da cinsi soda içer, ve ağzını şişeye vakum etkisiyle yapıştırdığım anda küçük veletler gibi hissederim kendimi, bakkal kapısında oyun oynayangillerden. sodası bitsin dondurma- topitop falan alacak gibi. tabii bu his soda şişesinin küçüklüğünden kaynaklanıyor da olabilir ama dudağı şişeye her yapıştırışta oluyor bu.
'doğal mineralli gazlı içecek' sodamızdan başka yeni olarak da 'çamaşır sodası' mevzuu dikkatimi çekti. çamaşır kolası kullandım, e memnun da kaldım durumuyla bir de soda diye bir şey vardı diye aklıma geldi dün markette. baktım sadece bir markanın ürününü zorlanarak üç hipermarketten birinde bulabildim. ( ki bu hiper- süperlik de farklı bir mevzuu) neyse işte, çamaşır kolası çamaşıra, çamaşır sodası hem çamaşıra hem makineye iyi geliyormuş. eskide kalmış gibi bu günlerde gerçi bunlar. zittin tane parlak marka ve çeşitte ürün varken böyle anane usülleri 'out' ya ama :P takıntılı davranıyorum dedim ya sodaya son günlerde...
o değil de şu markette dolaşmaktan zaman zaman tiksinirken zaman zaman 'çok farklı ürünlerle karşılaşçam şimdi, yeni çıkan , çok güzeldir' iç sesiyle gidiyorum koşa zıplaya sanki. tatil günlerine alışamamak da olabilir bu benim için. yalnız yaşamanın duygusu? kimbilir... ama sanki hepsinin karışımı bir şey işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder